SEREBRAL PALSİ NEDİR?
Serebral palsi; doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğum sonrası erken dönemdeki, beyin hasarı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici olmayan ancak yaşla birlikte değişebilen, hareketi kısıtlayıcı, kalıcı motor fonksiyon kaybı, postür ve hareket bozukluğu olarak tanımlanmaktadır. Motor geriliğine; duyusal, bilişsel, iletişim, algılama, epilepsi, davranış bozuklukları ve ikincil olarak gelişen kas iskelet sistemi sorunları eşlik eder. Serebral palsili çocukların büyük bir kısmı zamanla daha iyi duruma gelirken, bir kısmı da gelişebilecek ek sorunlar nedeni ile daha kötü bir tablo sergileyebilir. Oluşacak ek sorunları engellemek ve çocukların yaşam kalitelerini artırmak için, mümkün olan en erken yaşta tedaviye başlamak gerekir.
Türkiye’de TÜİK 2012 verilerine göre bilinen 600 bin serebral palsili birey bulunmakta fakat içinde bir çok engel durumunu bulunduran serebral palsi ülkemizde çoğu kişi tarafından bilinmemektedir. Bir serebral palsili bireyde aynı anda birden fazla engel durumu bulunmasından dolayı ihtiyaçları farklılık göstermektedir.
SEREBRAL PALSİ VE AİLE YAŞAMI
Serebral palsinin rehabilitasyon sürecinde aile mutlaka sürecin temel bileşenlerinden biri olmalıdır. Profesyoneller tarafından uygulanan rehabilitasyon uygulamalarından uygun olanları aileler fizyoterapistleri ve diğer ekip üyeleri ile koordinasyon içinde evde uygulamalıdırlar. Günümüzde maalesef rehabilitasyonun sadece merkezlerle sınırlı kaldığını düşünen aileler bulunmakta bu da ulaşmaya çalıştığımız maximal bağımsızlık hedefini olumsuz etkilemektedir. Aileler evlerine geldiğinde gösterilen egzersizleri evlerinde uygulamalı, çocuğu doğru tutuş pozisyonları ile tutmalı , oturtulması gerektiğinde skolyoz gibi ikincil problemlerden korunulması için düzgün oturuş pozisyonlarını sağlamalıdır.13 ayı geçmiş tüm bireyler ayağa kaldırılmalıdır. Burada imkanlar dahilinde evde bir ayakta durma sehpası bulundurulması yararlı olacaktır.
Gelişim bir bütündür .Yani bir gelişim basamağında oluşacak bir sıkıntı diğer basamağı etkileyecektir. Örnek vermek gerekirse yürüyebilen ya da emekleyebilen bir çocuk farklı yerleri görecek ve keşfedecektir. Dolayısıyla bu durum o çocuğun psikolojik durumu başta olmak üzere algısının açılmasına ve dil konuşma becerilerinin daha hızlı gelişmesine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla aile, bu durumları bilerek çocuklarını olabildiğince yaşamın içine dahil etmelidir. Gerek evde gerekse de dış ortamlarda bu bireyleri sosyal hayata katmalıdırlar.
Serebral palsi okumaya ,öğrenmeye ve arkadaşlık kurmaya engel bir durum değildir. Bu bireylere imkan verildiğinde kendi bağımsızlıklarını sağlayabilmekte ve meslek sahibi olabilmektedirler. Aileler bu durumun bilincinde olmalı; bu bireyleri yaşamın her safhasına olabildiğince katmaya çalışmalıdırlar.
Yapılan seminerle birlikte CP hakkında daha detaylı bilgiye sahip olduk. CPli her bireyde mental sorun olmayabileceğini dolayısı ile bizleri her şekilde anlayabildiklerini öğrenmiş olmak Cpli öğrencileri değerlendirme ve yaklaşım konusunda bana ayrıca bir farkındalık kazandırdı.
YanıtlaSil